Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Following ne demek?

Following ne demek? Following ne anlama gelir? Following İngilizce örnek cümle. Following eş anlamlıları.

    following (n)

    takip etme

    sıkı takipçisi olma

    taraftarlar

    yandaşlar, hayran kitlesi

    Following (adj) Collocations

    acquire following : taraftar kazanmak
    attract following : taraftar çekmek
    gain following : taraftarlar toplamak
    gather following : izleyen toplamak
    have following : takip etmek
    3 Örnek daha
    loyal following : sadık takip
    faithful following : inançlı taraftar
    enthusiastic following : hevesli takip
    Daha az gör
    follow (v)

    takip etmek

    izlemek, peşinden gelmek, izinden gitmek

    Following (v) ingilizce örnek cümle

    The long drought was followed by famine.

    Uzun kuraklığın akabinde kıtlık meydana geldi.

    anlamak

    kavramak, takip etmek

    Following (v) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, anlamak anlamında kullanılabilir.
    understand (v) : anlamak
    see (v) : görmek, anlamak, ziyaret etmek
    get (v) : elde etmek, ulaşmak, anlamak
    grasp (v) : tutmak, anlamak
    comprehend (v) : anlamak
    follow (v) : takip etmek, anlamak

    Bu kelimeler; bir kanuna, kurala, karara vs uymak anlamında kullanılabilir.
    obey (v) : itaat etmek
    abide by (pv) : riayet etmek
    follow (v) : takip etmek, anlamak
    comply with (pv) : riayet etmek
    conform to (pv) : uymak
    adhere to (pv) : bağlı kalmak
    keep to (pv) : bağlı kalmak
    observe (v) : gözlemlemek, uymak (kural vb.)
    respect (v) : saygı duymak


    Following (adj) Collocations

    adjective may follow : Sıfat takip edebilir
    consequence may follow : sonuç olabilir/ortaya çıkabilir
    disappointment may follow : hayal kırıklığı gelebilir
    eye may follow : göz takip edebilir
    fighting may follow : kavga meydana gelebilir
    55 Örnek daha
    footpath may follow : patika takip edebilir
    furore may follow : öfke takip edebilir
    gaze may follow : bakışlar takip edebilir
    hound may follow : av köpeği takip edebilir
    movie may follow : film etrafında dönebilir
    noun may follow : isim takip edebilir
    path may follow : yol takip edebilir
    pause may follow : ara takip edebilir
    quiet may follow : sessizlik takip edebilir
    recommendation may follow : öneri takip edilebilir
    retribution may follow : ceza takip edebilir
    riot may follow : isyan takip edebilir
    route may follow : güzergah takip edilebilir
    silence may follow : sessizlik ortaya çıkabilir
    trail may follow : mahkeme takip edebilir
    follow advice : tavsiyeye uymak
    follow belief : inancı takip etmek
    follow course : seyir izlemek/rotayı takip etmek
    follow diet : diyet uygulamak
    follow direction : talimatları takip etmek
    follow sb's example : birinin izinden gitmek
    follow fashion : modayı takip etmek
    follow footstep : ayak izini takip etmek
    follow format : biçimi takip etmek
    follow inclination : eğilimi takip etmek
    follow instructions : talimatlara uymak
    follow law : kanunlara uymak
    follow line : çizgiyi/kenarı takip etmek
    follow link : bağlantıyı takip etmek
    follow method : yöntem izlemek
    follow order : emre uymak
    follow path : yolu takip etmek
    follow plan : plana uymak
    follow policy : politika izlemek
    follow practice : uygulamayı sürdürmek
    follow precaution : önlemi takip etmek
    follow procedure : prosedürü izlemek
    follow pursuit : kovalamayı takip etmek
    follow recommendation : tavsiyeye uymak
    follow route : rotayı takip etmek
    follow routine : rutin izlemek
    follow a rule : kurala uymak
    follow sequence : sıra takip etmek
    follow suggestion : öneriyi takip et
    follow trade : iş yapmak
    follow tradition : geleneği sürdürmek
    follow trend : modayı, eğilimi takip etmek
    follow blindly : körü körüne uymak, takip etmek
    follow carefully : dikkatle uymak/yerine getirmek
    follow closely : yakından takip etmek
    follow instantly : hemen takip etmek
    follow reluctantly : isteksizce takip etmek
    follow swiftly : hızlıca arkasından gelmek
    follow pattern : desen/kalıp takip etmek
    follow speed limit : hız sınırına uymak
    Daha az gör
    following (prep)

    ...den sonra

    ...nın sonrasında, ...nın peşinden, ...nın akabinde

    Following (prep) ingilizce örnek cümle

    Following Jupiter, Saturn is the second fastest spinning planet.

    Jüpiter’den sonra Satürn, en hızlı dönen ikinci gezegendir.

    Famous victory marches by the French have taken place following wars.

    Savaşların ardından Fransızların ünlü zafer yürüyüşleri yapılmıştır.

    Following the earthquake, a large-scale rescue operation was launched.

    Depremin ardından geniş çaplı bir kurtarma operasyonu başlatıldı.

    Many toddlers experience headaches following head injuries.

    Birçok küçük çocuk baş yaralanmalarından sonra baş ağrısı yaşar.

    following (adj)

    ertesi

    sonraki

    Following (adj) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; sonraki, takip eden, sonrasında gelen/oluşan anlamında kullanılabilir.
    following (adj) : ertesi
    next (adj) : sonraki
    succeeding (adj) : sonraki
    subsequent (adj) : sonraki
    ensuing (adj) : sonradan gelen
    resulting (adj) : sonuçta oluşan
    consequent (adj) : bir şeyin sonucunda olan


    Following (adj) Collocations

    following autumn : sonbaharın ardından
    following century : sonraki yüzyıl
    following day : ertesi gün
    following decade : sonraki on yıl
    following month : sonraki ay
    7 Örnek daha
    following morning : ertesi sabah
    following section : takip eden bölüm
    following week : sonraki hafta
    following winter : sonraki kış mevsimi
    following year : sonraki yıl
    following chapter : sonraki bölüm
    immediately following : hemen takip eden
    Daha az gör