Yükleniyor...
İngilizcede Indirect Speech (Dolaylı Anlatım)

İngilizcede Indirect Speech (Dolaylı Anlatım)

“Reported Speech/Indirect Speech” olarak bilinen “Dolaylı Anlatım”, konuşmacının söylediği tümce yada tümcelerin üçüncü bir kişi tarafından aktarılmasıdır. Bu aktarım sırasında tırnak işareti (quotation mark) kullanılmaz.

Bir tümceyi dolaysız anlatımdan dolaylı anlatıma çevirirken, tümcenin yapısında uygulanması gereken bazı değişiklikler vardır. Bu değişiklikler, tümcenin zamanında (tense), zamirlerinde (pronouns), zaman zarflarında (time adverbs) ve yer zarflarında (adverbs of place) başlıca görülmektedir.

Dolaylı anlatıma çevrilecek olan tümce, ad tümceciğinde (noun clause) da kullanılan giriş eyleminin (reporting verb) zamanına bakılarak değiştirilir. Bu değişim, genellikle dolaysız anlatımdaki tümceyi geçmiş zamanda yazarak mümkün olur. Bu değişikliği, tümcenin kişi ve/veya sahiplik gibi zamirlerinin değişimi ve söylenilen zamanla aktarılan zaman arasındaki zaman ve yer farklılığından kaynaklanan değişimi izlemektedir.




Örnek (1): “I do laundry every day,” said Kim.

Kim said (that) she did laundry every day.

Örnek Cümle Çeviri (1): Kim her gün çamaşır yıkadığını söyledi.


Örnek (2) “Helena is watching a soap opera now,” he said.

He said (that) Helena was watching a soap opera then.

Örnek Cümle Çeviri (2):  Helena’nın o zaman pembe dizi seyrettiğini söyledi.


Örnek (3): “I’m going to move to New Orleans,”said Pedro.

Pedro said (that) he was going to move to New Orleans.

Örnek Cümle Çeviri (3): Pedro, New Orleans’a taşınacağını söyledi.


Örnek (4): “ We will talk about this next week.”

The managers said (that) they would talk about that the following week.

Örnek Cümle Çeviri (4): Müdürler onun hakkında bir sonraki hafta konuşacaklarını söylediler.


Örnek (5): “You have finished the dishes on time,” Rachel informed.

Rachel informed me (that) I had finished the dishes on time.

Örnek Cümle Çeviri (5): Rachel, bulaşıkları zamanında bitirdiğimi haber verdi.


Örnek(6): “You committed a serious crime two days ago,” The police told (he).

The police told him (that) he had committed a serious crime two days before.

Örnek Cümle Çeviri (6): Polis, ona iki gün önce çok ciddi bir suç işlediğini söyledi.


Örnek (7): “Why are you fighting?” Oscar asked.

Oscar asked us why we were fighting.

Örnek Cümle Çeviri (7): Oscar neden kavga ettiğimizi sordu.


Örnek (8): “When will you be here?” My mum wondered.

My mum wondered when I would be there.

Örnek Cümle Çeviri (8): Annem ne zaman orada olacağımı merak etti.


Örnek (9): “What did Susan and Sarah do yesterday?” He asked.

He asked what Susan and Sarah had done the day before.

Örnek Cümle Çeviri (9): Susan ve Sarah’nın bir gün önce ne yaptıklarını sordu.


Örnek (10): “Where are you going to go after school?” The teacher asked her students.

The teacher asked her students where they were going to go after school.

Örnek Cümle Çeviri (10):  Öğretmen, öğrencilerine tatilden sonra nereye gideceklerini sordu.


Zamanın (tense) değişmediği tümceler de bulunmaktadır. Genel geçerliği kabul edilmiş olgularda ve atasözlerinde; 2. tip ve 3. tip koşul iç tümceciklerinin aktarımında; aktarılan sözün geçerliliğinin hala devam ettiği durumlarda; tarihi olaylarda; “when/while” bağlaçlarının kullanıldığı geçmiş zamanda (simple past/past continuous) ifade edilen tümcelerde; tense (zaman) değişikliğine genellikle rastlanmaz.


Örnek: (1): ”The sun rises in the east.” explained the teacher.

The teacher explained that the sun rises in the east.

Örnek Cümle Çeviri (1): Öğretmen güneşin doğudan doğduğunu açıkladı.


Örnek (2): My mum said, “I would visit the Ephesus Museum if I went to İzmir.”

My mum said that she would visit the Ephesus Museum if she went to İzmir.

Örnek Cümle Çeviri (2): Annem, İzmir’e giderse Efes Müzesi’ni ziyaret edeceğini söyledi.


Örnek (3): “The Lozan Peace Treaty was signed in 1923,” said the history teacher.

The history teacher said that the Lozan Peace Treaty was signed in 1923.

Örnek Cümle Çeviri (3): Tarih öğretmeni, Lozan Barış Antlaşması’nın 1923 yılında imzalandığını söyledi.


Örnek (4):  “He was smoking when he hit the tree.” ,

I told the police he was smoking when he hit the tree.

Örnek Cümle Çeviri (4): Ağaca çarptığında onun sigara içtiğini polise anlattım.



Olumlu, olumsuz ve soru cümleleri dolaylı anlatıma çevrilebilir. Evet/Hayır (Yes/No) soru cümleleri dolaylı anlatıma çevrilirken “if/ whether” yapısı kullanılır. “If” yapısının kullanımı daha yaygındır. Dolaysız anlatımdan çevrilen emir cümleleri, dolaylı anlatımda mastar (infinitive) halde yazılır. Ayrıca kip belirteçleri de dolaylı anlatımda yazılırken değişikliğe uğrar. Değişikliğe uğramayan “should”, “ought to” ve “might” kip belirteçleri de bulunmaktadır.


Örnek: (1): ”Do you need an eraser?” She asked.

She asked me if I needed an eraser.

Örnek Cümle Çeviri (1):  Silgiye ihtiyacım olup olmadığını sordu.


Örnek (2): Tom asked, “Is she thirsty?”

Tom wanted to know if she was thirsty.

Örnek Cümle Çeviri (2): Tom, kızın susayıp susamadığını öğrenmek istedi.


Örnek (3):  Maria asked, “Have you seen my new clippers?”

Maria wanted to know if I had seen her new clippers.

Örnek Cümle Çeviri (3):  Maria, onun yeni tırnak makasını görüp görmediğimi öğrenmek istedi.


Örnek (4):Did you have a good time in Italy?” asked Alfie.

Alfie asked me if I had had a good time in Italy.

Örnek Cümle Çeviri (4):  Alfie, İtalya’da iyi vakit geçirip geçirmediğimi sordu.


Örnek (5): Tidy your room!”

Alex told his daughter to tidy her room.

Örnek Cümle Çeviri (5): Alex, kızına odasını toplamasını söyledi.


Örnek (6): Don’t stay up late!”

My grandma told me not to stay up late.

Örnek Cümle Çeviri (6): Büyükannem geç saate kadar uyanık kalmamamı söyledi.


Örnek (7) “My son can swim very well.”

Gill said that her son could swim very well.

Örnek Cümle Çeviri (7):  Gill, oğlunun gayet iyi yüzebildiğini söyledi.


Örnek (8): “I may be late for work,” said Gaby.

Gaby told me she might be late for work.

Örnek Cümle Çeviri (8): Gaby, bana işe geç kalabileceğini söyledi.


Örnek (9):Can we get tickets for the football game?”

Bridget asked me if we could get tickets for the football game.

Örnek Cümle Çeviri (9): Bridget, bana futbol maçı için bilet bulup bulamayacağımızı sordu.


Örnek (10): “He should take up a new hobby,” said his dad.

His dad said he should take up a new hobby.

Örnek Cümle Çeviri (10): Babası, yeni bir hobi edinmesi gerektiğini söyledi.

07/09/2020 0 385
Yorumlar
Henüz Yorum Yapılmamış.
Bu gönderiye ilk yorum yapan siz olun.
Benzer Yazılar
Talebiniz başarıyla gönderildi!
Biz Sizi Arayalım?

Dersler, uygulamalar ve platform hakkındaki sorularınızın cevaplarını anında alın!